Ana sayfa Sağlık Belimiz Neden Ağrır?—

Belimiz Neden Ağrır?—

105
0

Belimiz Neden Ağrır?

Bel ağrısı vücuttaki tüm hareketleri kısıtlayan bir durumdur. Yürümeyi, ayakta durmayı, oturmayı hatta koşmayı kısıtlayan ve insana sıkıntı veren bir durumdur. Bel ağrısı çeken kişiler ilk olarak bel fıtığından şüphelenirler ama bel ağrısının başka nedenleri de olabilir. Uzman bir doktorun kişiye soracağı yerinde sorular ile bel ağrısının stres kökenli mi, duruş bozukluğundan mı yoksa kireçlenmeden mi kaynakladığı ortaya çıkacaktır.

Bel Ağrısı Sebepleri

Bel ağrılarının birçoğu kas kökenlidir. Normal olarak alışık olmadığımız ağır bir aktivite sonucu bel bölgesindeki kaslarda gerilme görülebilir. Ağır bir eşya taşımak veya uzun bir yolculuk sonrası belde ağrı meydana gelebilir. Böyle tip ağrılar belli bir süre dinlendikten sonra geçer. Bunun yanında mevsimsel değişiklikler, rüzgârda kalma ve klima çarpması da bel ağrısının nedenleri arasında bulunur. Bel ağrısına sebep olan bir başka neden ise zayıf karın kaslarının olmasıdır. Karın kasları zayıf olduğu zaman bu kasların tembelliğini gidermek için bel bölgesindeki kaslar devreye girer. Yalnız bu durum bele fazladan yük binmesine neden olur. Karın kaslarını doğru duruş şekilleri ve düzenli yapacağınız egzersizler ile kuvvetlendirebilirsiniz. Karın kaslarını güçlendirmek belin rahat bir nefes alması için büyük önem taşımaktadır. Böylelikle bel kolay bir şekilde incinmez. Stres vücudun her organına zarar veren bir durumdur. Bu durumdan belde olumsuz etkilenmektedir. Stres hormonundan dolayı gerilen kaslar belin ağrımasına neden olur.

Uzun saatler boyunca hareketsiz bir şekilde oturmak da bel ağrısının bir diğer nedenidir. Özellikle bu şikâyetler bilgisayar başında kalkmadan oturan kişilerde oldukça fazladır. Hareketsizliğe bir de kambur bir şekilde oturmak eklendiği zaman durum daha da kötüye gitmeye başlar. Kambur oturma sırasında beldeki kaslar gevşer. Bu kasların gevşek bir durumda olması omurların yeteri kadar desteklenmemeleri anlamına gelir. Bu durum hem omurların yıpranma sürecini kısaltır hem de disk kaymalarına yol açar. Bel fıtığı ise bel ağrısının başka bir sebebidir. Ağır bir şey kaldırma, zorlayıcı hareketler yapmak ya da bir kaza sonucu omurlar arasında bulunan diskler bozulur veya yırtılır. Bunun sonucu olarak omurlar arasındaki kıkırdak dışarı bir çıkıntı yaparak bel fıtığını oluşturur. Fıtıktan dolayı bel bölgesindeki sinirler sıkışır. Bu durum bel ağrısına ve zamanla da ayak topuğuna kadar inen bir ağrıya neden olur. Aşırı kilolar kişinin hayatını değişik durumlarda tehdit eder. Çeşitli hastalıklarda başrol oynayan kilolar bele normalden daha fazla yük binmesine ve bunun sonucu olarak da bel ağrısına neden olurlar.

Bel kayması sırasında omurlar düz normal sıralarını bozarak birbirlerinin üzerine doğru kayarlar. Omurların kayması sinirlerin üzerine baskı uygular ya da üzerinde bir gerilme yaratır. Bu durumda belde ve bacaklarda ağrıya neden olur. Yaşın ilerlemesi ile birlikte oluşan kireçlenme zaman içinde kemiklerde aşınmaya neden olur. Belide içine alan ağrılar meydana gelir. Kemik erimesi sırasında kemikler yoğunluklarını kaybeder ve zayıflarlar. Bu hastalıkta en çok boyun ve bel kemikleri etkilenir. Omurgada oluşan kırıklarda belde oluşan ağrıların bir başka sebebidir. İltihaplı romatizmanın bir türü olan ankilozan spondilit hastalığı vücutta bulunan eklemleri, sırt ve boynu etkiler. Yalnız en büyük belirtisi iltihabi bel ağrısıdır. Bel bölgesine yakın olan pankreas, böbrek, bağırsak ve karaciğer gibi organlarda oluşan bazı rahatsızlıklar ve eklemde oluşan hastalıklar belde ağrı meydana getirebilirler.

Risk Grupları

Bazı risk gruplarında olan kişiler diğer kimselere göre bel ağrısına daha yatkındırlar. Bu risk grupları arasında; yaşı 30’un üzerinde olan kişiler, genetik yatkınlık, aile geçmişinde bel ağrısı olanlar, hamile bayanlar, romatizma hastalığı veya kemik erimesi olanlar, menopoz dönemine giren bayanlar, çok sigara içenler, yeni ameliyat geçirenler, enfeksiyon hastalıkları, ağır yük kaldıranlar ve uzun süre hareketsiz oturanlar, devamlı stres altında olanlar, şeker ve tansiyon hastaları ve kanser hastalarını sayabiliriz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here