Ana sayfa Sağlık Omega 3

Omega 3

101
0

Omega 3 ve Vücut İçin Yararları

Omega 3 yağ asitleri hücrelerin yapı taşları olarak kabul edilmektedir. Bu yağ asidine DHA, ALA ve EPA yağ asitleri eşlik eder. EPA yağ asitleri genellikle yetişkin insanlarda kalp ile ilgili sorunların önlenmesinde, DHA yağ asitleri ise görme, beynin gelişimi ve büyüme fonksiyonlarında etkili olan bir yağ asididir.

Omega 3 ve Faydaları

Sağlıklı nöral yollar oluşturmak için Omega 3 zemin hazırlar. Depresyon hastalıklarının engellenmesinde ve tedavisinde önemli bir işleve sahiptir. Depresyonda olan kişilerde yapılan incelemelerde Omega 3 yağ asidinin düşük olduğu gözlenmiştir. Bu düşünceden yola çıkarsak Omega 3’ün alımı yetersiz olduğu zaman ankisiyete, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Omega 3 kimyasal maddelerin salgılanmasını yardım eder. Bu maddeler, kalbin elektriksel faaliyetleri etkiler, beyni yatıştırır, insanın psikolojisinin düzelmesine yardım eder ve zihnin odaklanmasını sağlar. Yapılan araştırmalara göre beyin hücrelerini çepeçevre saran yağın kıvamının balık yağı gibi akışkan olması beyin kimyasallarından bir tanesi olan serotonin maddesinin mesajları iletmelerinde kolaylık sağlamaktadır. Beynin yapısı %60 yağdan oluşmuştur. Bu yağların yaklaşık 1/3 ünü Omega 3 yağ asitleri oluşturur. DHA yağ asitleri hücre zarının oluşumunda ve işlevlerinden sorumludur. İnsanın yaşamı boyunca nöronlar arasındaki bağlantıların devam etmesini sağlarlar.

Yetişkinlerde DHA miktarının 20 gramın altına düşmesi serotonin düzeyinin azalmasına neden olur. Bu durumda kişide depresyon oluşmasını sağlar. Prostoglandinlerin üretiminin olması EPA yağ asitlerine ihtiyaç vardır. Hormona benzer bir madde olan prostoglandinler vücudun kalp ve hücre yapısında önemli bir rol alırlar. Yapılan bazı araştırmaların sonuçlarına göre şizofreni, otizm, disleksi, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve obsesif kompulsif gibi kişilik bozukluğu hastalıklarının tedavisinde faydalı olabileceğini göstermiştir. Kromozomların ucunda telomerler bulunur. Bu maddenin görevi kromozomun kendini eşlemesinde ve dengede olmasını sağlamaktır. Telomerlerin çabuk bir şekilde kısalması ölüm riskini o derece arttırmaktadır. Telomerlerin kısalması Omega 3 yağ asitleri ile ters bir orantı oluşturmaktadır.

Omega 3, büyüme çağındaki çocuklarda öğrenme yeteneğinin artmasına neden olur. Kalp ve damar sorunlarının oluşmasını engeller. Kan inceltici ve kan basıncının düşmesinde etkili olurlar. Yüksek trigliseridlerin düşürülmesini sağlarlar. Balık yağlarının içinde bulunan EPA ve DHA yağ asitlerinin kalpte oluşan ritim bozukluklarını düzelttikleri, ani oluşan kalp krizlerini azalttıkları ve kanda bulunan trigliserid değerini düşürdüğü bilinmektedir. Omega 3 yağ asitleri atardamarlarda lipit birikimini engeller. Bebeklerin ve çocukların hem ruhsal hem de fiziksel gelişimlerinde oldukça önemlidir. Bebeklerin merkezi sinir sisteminin düzgün bir şekilde gelişmesine katkıda bulunur. Hamilelik döneminde ve bebeklerini emziren kadınlara bebeklerinin beyin gelişimleri için Omega 3 tüketmeleri tavsiye edilmektedir.

Hiperaktif olan çocuklarda görülen dikkat eksikliği ve bundan kaynaklanan öğrenme problemlerinin giderilmesinde etkin bir rol oynar. Omega 3’ün astım ile ilgili problemleri yaşama riski olan çocuklarda faydalı olduğu ispatlanmıştır. Bebek doğduktan sonra doktor kontrolünde verilen Omega 3 yağ asitleri astım riskini yarı yarıya azaltmaktadır. Yetişkin insanlarda Omega 3, insülin maddesi üreten pankreas hücrelerinin tahrip olmasına neden olan tip 1 şeker hastalığının riskini azaltmaktadır. Araştırmaların birçoğu Omega 3 yağ asitlerinin prostat, meme, pankreas ve kalınbağırsak kanserlerini azalttığı ve kanser hücrelerini ortadan kaldırdığı gözlenmiştir. İltihaplı romatizma hastalıklarında ağrılı atakların şiddetini azaltmada yardımcı olurlar. Crohn hastalığı ve ülseratif gibi bağırsakları etkileyen hastalıkların tedavinde Omega 3’ün faydası olabileceği gözlenmiştir. Crohn hastalığının tekrar ortaya çıkmasını önleyici etkisi olduğu bilinmektedir.

Vücudumuz Omega 3 üretimi yapamadığı için bu yağ asitlerinin vücuda dışarıdan alınması gerekmektedir. Omega 3 açısından zengin olan besinler arasında somon, uskumru, sardalye, alabalık ve taze ton balığı, keten tohumu, ceviz ve semizotunu örnek verebiliriz. Keten tohumu öğütüldükten 24 saat içinde tüketilmelidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here