Ana sayfa Sağlık Sezaryen İle Doğumun Zararları

Sezaryen İle Doğumun Zararları

121
0

Sezaryen İle Doğumun Zararları

Dünya genelinde doğumda en çok tercih edilen yöntemlerin başında sezaryen gelmektedir. Bu oranın düşürülmesi için bir takım önlemlerin alınmasına karar verilmiştir. Örnek vermek gerekirse; ülkemizde anne adayı sezaryen ile doğum yapmaya karar verdiğinde sosyal güvenceden yararlanamamaktadır. Ancak doktor bu anne adayı doğumu sezaryen ile yapabilir onayı verdikten sonra anne sosyal güvencesinden yararlanabilmektedir. Ülkemiz sezaryen doğum oranı ile en başı çekmektedir. Sezaryeni zorunlu kılan sebepler tabii ki bulunmaktadır. Yalnız bazı aileler istedikleri tarihte doğum olması için sezaryen ile doğum yapmaktadırlar. Tüp bebek yöntemi ile hamile kalan bayanların tercihi de çoğunluk olarak sezaryen ile doğumdur.

Anne adaylarının sezaryen doğumu tercih etmelerindeki bir başka neden ise normal doğumun genital dokularda gevşeme yapmasından dolayı rahmin sarkması, idrar ve gaz kaçırma olaylarına sebep olmasıdır. Sezaryen ile doğum yapan annenin bebek ile etkileşimi gecikmektedir. Sezaryen doğumdan sonra ağrılar normal doğumdan daha fazladır. Yan etki oluşma riski daha fazladır. Bu komplikasyonlar arasında enfeksiyon, kanama ve rahme yakın olan bağırsak ve mesane bölgelerinde yaralanmalar bulunur. Çok nadirde de olsa aşırı kanamadan dolayı rahim alınabilmektedir. Sezaryenle doğumdan sonra akciğere kan pıhtısının atılma riski normal doğuma oranla daha fazladır. Sezaryen ile doğum yapan annelerin daha sonraki doğumlarında plasentanın rahim duvarına veya ağzına yapışma olasılığı bulunmaktadır. İlk doğumlarında sezaryen yöntemini kullanan annelerin ondan sonraki doğumlarında normal doğum şansları ortadan kalkmaktadır. Yapılan araştırmalarda sezaryen ile doğan bebeklerde astım hastalığına yakalanma riski daha yüksektir. Yine bu doğum yöntemi sırasında rahim duvarının kesilmesinden dolayı bebekte küçük kesilerin oluşma riskleri vardır. Sezaryen ile doğan bebeklerde yumurta, balık ve kuruyemişe karşı alerjilerinin olabileceği gözlenmiştir. Bunun nedenini ise şöyle açıklayabiliriz. Normal doğum sırasında bebek doğum kanalından ilerlerken birçok bakteri ve mikrop ile karşı karşıya gelmektedir. Sindirim sisteminde mikroplara karşı bir savunma mekanizması meydana getirilir. Buna karşılık sezaryen ile doğan bebeklerde böyle bir durum olmadığından bebekler yiyeceklere karşı alerjik reaksiyonlar gösterebilmektedir.

İleri sürülen bir düşüncede sezaryen bebeklerinin DNA’larında değişimlerinin olduğudur. Bu durum ise bu yöntem ile doğan bebeklerin hayati risklerinin olduğunu göstermektedir. Yapılan araştırmalar DNA’da oluşan bozukluktan dolayı kanser, astım ve şeker hastalıklarının riskinin arttığını göstermiştir. Bunların yanında emzirmede bozukluklar, kabızlık, dikkat toplamada zorluklar, öğrenme bozuklukları, uyku sorunları ve nedeni olmayan ağlama nöbetleri olduğunu göstermiştir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here