Kiromanti, El Okuma, El Falı Nedir?

( Yun. Cheir: El; manteia: Orakl ) Ele bakılarak yapılan kehanet.

İnsanı hayvandan ayıran zekâsı değil, bilakis dik yürümesi sayesinde koşma yükünden kurtulmuş elleridir. İnsan elleri olmadan, genelde zekâsını atfedilen işlerin bir tanesini bile yerine getiremezdi. Bu nedenle ellerin özel bir muamele görmesi ve bir insanın gelecekteki kaderi hakkında fikir vermesi benimsenmiş bir düşüncedir.

Doğumdan itibaren her elin ayası, kişinin tabiatı ve yetenekleri hakkında fikir verdiği söylenen çizgiler, tepeler, oyuklar, düzlükler, adalar ve diğer izlerden oluşan, kendine özgü bir desene sahiptir. Yaşam boyunca tüm önemli olayların da ellerde iz bıraktığı söylenir. Profesyonel el okuyucuları, müşterlerinini kişiliklerini yorumlayıp, doğuştan gelen karakter zaaf ve kudretlerini tanıdıklarını ve bunlardan kişinin karakter özelliklerininin sağlık, meslek ve bütün sosyal ilişkileri nasıl etkilediğini ortaya koyabildiklerinden emindir.

İnsanın, elinde karakteriş ile ilgili işaretleri ne zaman aramya başladığı bir muammadır. Taş devri insanının mağarasında bile el resimleri bulunuyordu ve el, sanatta daima sevilen bir motifi ve öyle de kaldı. Heykeltıraşlar ve ressamlar ellere özel bir ilgi göstermişlerdir, çünkü onların konumu ve duruşu ruh halini yansıtır. Sevgi, gerginlik, tutku, yalvarma ellerde ifade bulur. Hatta çoğu zaman sahibinin mesleği ile sosyal statüsü hakkında da ipucu verirler.

Yani ellerin dikkatle incelenmesi ile birçok şey öğrenilebilir. El okuma sanatı ile ilgili il bilgi Yunan felsefeci Aristoteles‘te ( İ.Ö. 384- 322 ) bulunur. Hayvan tabiatıyla ilgili kitabında şöyle yazar: Elin iç yüzeyine avuç içi denir, etlidir ve çeşitli çizgiler ile bağlantılar gösterir. Uzum yaşam beklentisi olan insanlarda, bütün el yüzeyini kesen iki çizgi vardır, kısa yaşam beklentisi olan insalarda ise bu çizgiler daha az belirgindir. “ Fakat bu pasajdan, Aristoteles zamanında kiromantik pratiklerin yaygın olup olmadığı anlaşılamaz. Kendisi de konuyu etraflıca araştırmamıştır. Antik dönemde, el okuma sanatının sosyal yaşamda rol  oynadığını ortaya koyan, herhangi bir kapsamlı araştırma yoktur. Ancak halk arasında oldukça yaygındır. Özel bir Augur Meclisi’nin ( Augurlar ) üyesi olan Romalı politikacı ve avukar Cicero ( İ.Ö. 106- 43 ), bu konuda sadece alaycı açıklamalarda bulunuyordu. Şair Luveanlis ( İ.S. 60-140 ) kendi döneminde, kibar çevrelere mensup bayanların vakit geçirmek amacıyla astrologlara danışırken, bütün diğer katınların el falcılarına başvurduğunu bildirir.

Kesin olan el okuma sanatının Roma döneminde Astroloji ile sıkı ilişkiye girip, bu sayede Ortaçağ ‘da büyük başarı sağladığıdır. Bu gelişmenin temeli, antik astrologların insanın astral etkiler nedeniyle doğum anında bir ize sahip olduğu ve bunun belirli bir biçimde karakteri ve vücut yapısını etkilediği görüşüdür. Astrolojik bakış açısına göre eller de gezegenlerin etkisine maruz kalıyordu ve söz konusu kişide hangi gezegen güçlerinin etkili olduğu konusunda anahtar görevi görüyordu. Arapça çeviriler sayesinde antik astrologların metinlerine ulaşan Ortaçağa bilim adamları, bu teorileri değiştirmeden devalmışlardır. X11. yüzyılda, Salisbary’li bir kesiş John, daha sonra Canterbury başpiskoposu olan, İngiliz kralının şansölyesini, Galler’e bir sefer yapmadan önce bir el falcısına başvurduğu için kınar. XIII. yüzyılda kiromanti tüm büyük skolasitkler tarafından kapsamlı olarak ele alınmıştır. Bilimsel astrolojiyle olan sıkı bağlantısı, onu diğer kehanet sanatlarından ayırarak saraya yaklaştırmıştır. Fakat yine de astroloji gibi aynı zıt tartışmalara maruz kalmıştır, yani bir yandan kilisenin bazı temsilcileri tarafından bilim olarak tanınırken, diğerleri bunu dinsizlik olarak görüyordu.

Astroloji ile sıkı ilişkisi sayesinde kiromanti en başından beri doktorlara teşhis hizmetinde de bulunuyordu. Bu bağlamda üniversitelerde de Almanya’ da XVIII. yüzyıla kadar, örneğin Halle Üniversitesi’nde öğretiliyordu.

Bilimsel kiromantinin yanında, kural olarak astrolojiye dayanmayan, bilakis çok basit metotlar uygulayan ve az sayıda belirgin el çizgisi izinden, şans, evlilik, çocuk sayısı, zengilik ve sağlık konusunda iyi kötü yorum sağlayan ve tabii ki çok yaygın olan popüler el okuma sanatıda vardı. Ancak çingenelerin meşgul olduğu kiromanti biçimi, astroloji ile icra edilir. Bazı yazarlar buradan astrolojik el okuma sanatının ilk kez çingenelerle Avrupa’ya geldiği fikrine varmıştır. Ancak bu iddia yanlıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here