Dile kolay 18 haftayı bitirdim diyette –yine arada bir parmak hesabı yapıyorum yanlış birşeyler saydım mı diye. 18 haftanın 5’ini Zayıflama Aşısı ile geçirdikten sonra, son iki haftadır iğnelere ara verdim. “İğneler bittikten sonra ne olacak? O kadar kilo vermişken birden geri almayacak mısın?” diyenlere cevabım var artık. Evet, var 🙂Şu 18 hafta süresince bünyemin kilo vermek konusundaki direncini saymazsak en sık karşılaştığım sorunlardan biri vücudumun ödem tutması oldu. Bir hafta eksilen kilolar bir sonraki hafta artılara çıktı. Kiraz sapları içildiğinde tekrar kaybolduysa da, içine girdiğim zorlu süreci daha da zorlaştırmaktan öteye geçmedi.
Aynı sorunu Zayıflama Aşısı’nı kullandığım süreçte de yaşadım. Zayıflama Aşısı ile ilk hafta mevcut yağdan 3,5 kilo kaybettim. 40 iğnelik kürün sonuna gelinceye dek bu rakam sürekli oynadı ve son tartımda totalde 4,5 kilo kaybetmiş görünüyordum. Beklediğimiz kayıp 40 günde 10 kilo idi. Evet, ben uslu bir kız olmaya çalışsam da düğünler ve derneklerle dolu bir yaz mevsimi bana elinden geldiğince kanca attı ama yine de sonuç bundan bir tık olsun fazla olmalıydı. Hem ben hem diyetisyenlerim hayalkırıklığına uğramıştı. Çuvallamıştım… mış mıydım?
Şimdi gelelim gerçeğe: İster Zayıflama Aşısı kullanıyor olun, ister yağ parçalayıcı gıda takviyeleri alın, ya da sıkı bir beslenme programı uygulayın. Şayet vücudunuzun ihtiyaç duyduğu suyu tüketmiyor ve vücuttaki toksinleri atacak kadar ter atmıyorsanız, o vücut siz ağzınıza lokma koymasanız dahi bir biriktirme işlemine geçer. Elbette vücutta biriken ödemi atmak, yağları parçalamaktan kolay. 40 günün sonuna geldiğimizde benim başıma gelen de buydu. Maya’dan hemen lenf drenaja başlama önerisi aldım. 20 dakika boyunca astronot giysilerine benzer pedler içerisinde yatacak ve hamur gibi yoğrulacağım iki seans geçirecektim. Daha ne isterim?
Uzatmıyorum ve sadede geliyorum: Ödemden kurtulduktan sonra Zayıflama Aşısı’nın ilk kürüyle geçen macerayı 6,5 kilo kayıpla sonlandırmış oldum –ki bu kesinlikle 4,5 kilo gibi bir hayalkırıklığı değil! 12 haftada verilmiş 5,5 kilonun üzerine eklendiğinde ediyor mu 12 kilo! 🙂
Bu işin fiziksel yanı. Ancak ben Zayıflama Aşısı’nın fiziksel etkilerinden çok daha fazlasını yaşadım. Buradan itibaren aktaracaklarım tamamen kişisel deneyimlerimdir diye de bir uyarı notu düşmek istiyorum; zira Zayıflama Aşısı kilo problemimden çok daha büyük bir sorunuma çözüm oldu.
2011 sonundan beri panik atak teşhisi ile yaşıyor(d)um. Üstelik bu ataklar sıradan bir zamanda değil; direksiyon başındayken ve bilhassa da hız kesemeyeceğim, fren yapamayacağım, duramayacağım zamanlarda geliyor(du). Önceleri bir uzvum gibi hissettiğim arabanın kontrolünü kaybedeceğim, arabanın altımdan kayıp gideceği korkusu direksiyon başında ataklar geçirmeme, ağlamama, kalp sıkışmalarına neden oluyordu. Terapiler, yeşil reçeteli ilaçlar, demir takviyeleri derken zaman zaman ataklarımda azalmalar olsa da bu üç yıl boyunca o böbürlendiğim şoförden eser kalmadı. Hani kiminin saçları dökülürse hayatı kararır, kiminin yüzüne yaş çizgileri yerleşirse ya… benim de şoförlüğümün gerilemesi facia demek(ti).
Aşıya başladığım süreç İzmit-İstanbul arası yolu kuzenlerimin düğünleri dolayısıyla en sık aldığım süreçlerden birine dönüştü ve bu yol benim meşhur ataklarımın mimarıydı. Sanırım aşının 5. günüydü. Kuzenimin düğünü için yine İzmit’e gidiyorduk. Her zamanki gibi annem yanımda otururken, babam arka koltukta uzuuuun telefon muhabbetlerinden birindeydi. Kocaeli gişelerine yaklaştığımızda annem birden sordu: “Şevval sen çıkmadan evvel dilaltı hapını almış mıydın?” Gülümsedim ve keyifle “Hayır,” yanıtını verdim. Annem önce biraz şaşırdı, sonra teyit etmek için sordu: “Ama hiç rahatsız olmadın?”
Kim ne der, nasıl açıklar bilemem. Ben buna Zayıflama Aşısı’nın mucizesi diyorum 🙂 Benim için kilo vermekten çok daha elzem, çok daha yaşamsal bir şeyi geri kazandım! Ne yalan söyleyeyim arasıra onu kaybetme korkusu içimi sarmıyor değil…
Dedim ya.. bu benim deneyimim. Zayıflama Aşısı’nın panik atağı tedavi ettiği gibi bir psikiyatrik veri yok. Sadece son dönemde serotonin salgılamasını ve dolayısıyla enerji üretimini arttırmak için halsizlikten şikayetçi hastalara Amerika’da bu aşının zayıflama amacıyla enjekte edilen miktardan daha da az uygulandığını duydum. Mucizesi ise beni buldu! 🙂
Ben ikinci küre başlamadan evvel gün sayarken şimdi komşumun 10 günde Zayıflama Aşısı ile verdiği 4,5 kiloyu kutluyoruz 🙂 Bir sonraki diyet yazısı gelinceye dek Sofrabaşı’nda biraz reçete paylaşıciiim.







