Kurşun Döktürme Nedir? Nasıl Yapılır?
Cadılık inancının bir salgın gibi yayıldığı Ortaçağ’ın sonundan itibaren, kurşun ve çinko dökmede, meydanda yakılmayla sonuçlanan, bu tip şeytan sanatları arasına giriyordu. Bunlarla ilgilenenler, kilise otoritesi ve papalık genelgelerine dayanan ve her türlü Batıl İnanç taraftarının peşine düşenerek, onları mahkemeye sevk eden engizisyoncuları hesaba katmak zorundaydı.
İlk kez 1487′de baılan ve engizisyoncuların demonlarla bir anlaşma gerektiren bütün sihir ve cadı sanatları listelenmişti. Buna göre kurşun dökme, öncellikle belirli hastalıklarda teşhis amacını taşıyordu.
Erimiş kurşun ile güya hastalığın doğal nedenden mi kaynaklandığı, yoksa büyü ile mi yerleştiği tespit ediliyordu.
Kurşun, tedavi eden doktor tarafından demir bir kaşıkla eritiliyor, vücudun hasta bölgesi üzerine tutuluyor ve su dolu bir leğene dökülüyordu.
Eğer kurşun bir sürü sivri, iğne gibi ve incecik parçalara bölünürse, hastalık şüphesiz cadı işiydi ve bu doğrultuda tedavi edilmek zorundaydı.
Eğer tedaivi başarılı olursa, doktor belli bazı sorunlar yaşayabiliyordu.
Çünkü Tanrı yardımıyla mı, yoksa şeytanla anlaşma yaparak mı iyileştirdiği göstermesi gerekiyordu. Şeytanla bilinçli bağlantı kurulması veya hafifletici sebep görülen, şeytanın yardımına es çıkarmadan müsaade edilmesi, hukuki safsatalarla ayırt ediliyordu.
Kurşun döken doktor ayrıca astrolojik batıl inanç nedeniyle de dava edilme tehlikesiyle karşı karşıyaydı, çünkü kurşunun etki gücü Satürn gezegenine mal ediliyordu.
Kurşun dökülmesi hakkında daha eski bir bilgi 1456 yılına aittir.
O dönemde tarihe ” Simyacı Johann ” olarak geçen Mark Kontu Johann von Brandenburg Kulmbach, bilim adamı Yuhanna Hartlieb‘i ( 1400-1468 ), yasak sanatlar hakkında bir elkitabı hazırlamakla görevlendirdi.
Zamane ruhuna uygun bir biçimde, mantik ve büyücülüğe acımasızca saldıran ve batıl inançlar ve sihrin bütün yasak sanatları başlağıyla yayımlanan bu polemik eserde Hartlieb, kontunu özellikle erimiş kurşun kullanımına karşı uyarıyordu: “ … Bu sanatın ustaları kurşun ya da çinko kullanır, bunları eritir ve suya dökerler, daha sonra çıkartıp kurşun ya da çinkonun renk veya deliklerine dua ile büyü yapalar ve bunlarla geçmiş ya da gelecek olaylar hakkında kehanette bulunurlar.
Bunların hepsi batıl inanç… ve kimse bunlardan iyi ya da kötü ön söylemde bulunamaz.
Ancak yine de yapanlar, mutlaka şeytanın katkısı ve kılavuzluğuna maruz kalıyorlar. Kendinize bundan koruyunuz sayın kont ve ayrıca bununla uğraşan herkesi cezalandırınız. ”
Antik dönemdeki bir örneğe dayanmayan, oldukça tehlikeli sınıfa sokulmuş bu Ortaçap Oraklının, mevsim değişimi ile ilgili zararsız bir eğlenceye ne zaman dönüştüğü bilinmemektedir.
Aktarılanlar, sadece erimiş kurşun, kaşıktan soğuk suya döküldüğünde ortaya çıkan ve kurşun döken kişiye gelecek yıl gerçekleşecek önemli olaylar hakkında bilgi verdiği söylenen figürleri yorumlayan bir dizi talimattır.
Örneğin yıldızların şans, haçların acı, adamcık veya çuval şekillerinin zenginlik, hayvancıkların ölüm anlamına geldiği söylenir. Diğer şekillerin, döken kişinin gelecekteki mesleğini bildirdiği söylenir.
Örneğin iğne veya küçük çiviler bir terzi veya ayakkabıcı, agaç şekline sahip formlar bahçıvan, çiftçi veya ormancı mesleği anlamına geldiği söylenir. Günümüzde kurşun dökmek için, gerekli olan yardımcı gereçler ve detaylı yorum listesi ile birlikte, hazır setler vardır.